21/7/2007 - Ey sevgili
Seni tanımıyorum henüz. Kader ya da tesadüf, bizi bir araya getirmedi daha… Getirir mi bilmem? Belki ömrümüzü, birbirimizi arayarak ve bekleyerek harcarız…
Yine de ben bu akşam bir şeyler yazacağım sana…
Yorgunluğum diz boyu. Yorgunluğum gözbebeklerimde… Kurduğum cümlelerde, eş anlamlı kelimelerde, noktalama işaretlerinde yorgunluğum…
Sevgili,
Dolmabahçe’nin çınarlarının gölgesinde yürüdüm bugün. Sonbahar, ıslak çınar yaprakları ve deniz kokuyordu Dolmabahçe. Dar vakitte, çokça baktım gökyüzüne.
Martılar aradım bulutların arasında, yoktu martılar. Güvercinler vardı. Bir de serçeler…
Bir de ben vardım, çınarların gölgesinde.
Zaman geçiyor. Kış yaklaşıyor. Zor uyanılan sabahların mevsimi kış. Karanlık, soğuk gecelerin mevsimi…
Bir kış daha gelip geçecek, sevgili. Sen bu kış da olmayacaksın yanımda. Bu çok belli.
Belki bahara?
Bahara yanımda olur musun, sevgili?
|